tecanüsün takati: mecmua

yazar: | Ekim 25, 2011 at 1:07 pm | 2 yorum | eleştiri günlüğü | afişe: , , , , , , , , , , , , , ,

dergi -der(me) kökünden gelmekle birlikte,  emir keykavus’un kabusname’sinde ‘açılıp dürülen sofra’ manasında kullanılır. türkçe’de 1935′te ‘koleksiyon, mecmua’ olarak yerini bulurken, son olarak 1945 tdk düzenlemesiyle ‘çeşitli yazıları bir araya getirek süreli yayın’ olarak net bir şekilde tebliğ edilmiştir. ayrıca her ne kadar kusurlu bir mütenasiplik gösterse de ‘magazin’ kelimesi de derginin mukabili olarak kullanılır (bunda ingilizce’de derginin ‘magazine’ olmasının payı büyük). magazin/magazine kelimesi ise arapça ‘depo ya da eşyaların saklandığı yer’ anlamındaki ‘mahzen’in küli olan ‘mehâsin’ sözcüğünden gelir.

ilk dergi 1704′te ingiltere’de daniel defoe önderliğinde çıkartılır ve adı da ‘the review’dir. dergi halk arasında geniş yankı uyandırmasına rağmen siyasal içerikli yazılar devlet erkanının tepkisini çektiğinden kelli 1712′de kapandı. dergi kapanmaya kapandı, lâkin artık yayıncılık tarihinde yeni bir sahife açıldı. bu günden itibaren mecmua hep basılmaya başlandı. türkiye’de ise bu işe ön ayak olan ilk mecmua ise, tıp mesleğini konu alan vakayi-i tıbbiye’dir. mecmua, arapça macmü’a sözcüğünden gelmekle birlikte meali ‘derlenmiş olan’dır. daha içtimai olarak ‘toplantı’ manasına da gelmektedir. yani mecmua bir vakfın, cemiyetin bir araya gelmesi ve üretmesidir. İtina, nizam ve ikdam ister.

mecmuayı gazeteden ve kitaptan ayıran, nev-i şahsına münhasır bir hava vardır. zira gazete çerezdir. özen gösterilmeden, kısıtlı bir vakit içerisinde yayınlanır ve düzeltme, revize etme şansı yoktur. gazete korkaktır, aklına her geleni yazamaz. yazarları istibdatçı bir otonom ile yazar. gazetenin müstebiti vardır; eser, sahibinin arzuhali dışında aksettirilir. gazete münzevi ve mesuliyetsiz; işine geldiği gibidir. agresif bir istilâcı yerine kabine fedaisi olmayı yeğler. daha kötüsü istilâyı kabullenemez ve yok sayar. kitap ise aksi olmayan tefekkür; yazarın yegâne sesi. ciddiyet ve takibat ister; fakat diğer yandan üslûpsuzluk ve yalapşaplık gerektirir.

dergi: fikir teatisi, beyin fırtınası. birlikten kuvvet doğar. gazete, caydırıcı birliklerin çolak ruhu. dergi, ortak noktaların salim kafası; müteferrik akidelerin hüsnüniyeti.

yaşamda, sanatta ve edebiyatta her ne kadar notre dame katedrali’nin quasimodo’su kadar itibar görse de; mecmua kendine mahsusların şarap mahzeni olarak kalacaktır.

About the Author

nazım öztürk

hep öze erişmek için debelendim, neticede henüz bir cevher bulamadım. öyleyse 'henüz' bir neticeden de bahsedemem. 'bahis'ten konu açılmışken herkes beş tutsun. zira fütuhat, bizi alçakça ele geçiren bir taksirattır.

2 yorum

  1. Mecmua Yahut Dergi Üzerine (6 ays önce)

    [...] Naçizane yazım Evvel Zaman İçinde sitesinde de Tecanüsün Takati: Mecmua başlığı altında yayınlanmıştır. Buraya yazmak istediğim ilk yazının bu olduğunu [...]

  2. melunda (6 ays önce)

    Dergi her zaman iyidir. Renklerin ahengidir. Gazetelerde yalandan dolandan baska bir sey yok. Bu konuda size katilmamak olmaz.

bir şeyler söyle

© mmxı evvelzamaniçinde. tüm hakları mahfuzdur.