romanda betimleme
yeni romanlarda, betimlemeler sadece nesneler üzerinedir. uzun betimlemelere rastlanmaz. buna karşılık, kısa tutulan tasvirler son derece ayrıntılıdır. etrafta dolaşan bir kameranın, nesnelere odaklanıyor olduğu hissini yaratır. teknik olarak, klasik romanın, masanın üzerindeki anahtara ulaşabilmek için, betimlemeye evden başlaması, sonrasında, odaya girmesi, odadaki eşyalardan bahsetmesi ve son olarak masaya ve masanın üzerindeki anahtara gelmesi mümkün iken,...
an meselesi
adam yürüyor, nereye ve neden yürüdüğünü bilmeden. bir adım atıyor, bir adım daha. adamın gözlerinde cam vakti. nereye bir adım ve neden bir adım daha? yalnız, insanların yüzlerini görebiliyor yürürken. insanlar, yürürken yalnız görünüyor sokakta. sağ ayağını uzatıyor ileri. saçlarının her telini bir başka ayrıntıya savuran ‘kızıl saçlı’ kadının koşarak yanından geçmesi, adamın âşık olmasına...
sessiz sedasız
bir sigara yaktı. eskiden çok içerdi. şimdi sadece keyfine varmaya çalışıyor. ‘aman ne manzara’ diye içinden geçiriyor. sigarayı ağzına getirip bir fırt daha alıyor. içerken sigaranın ucuna takılıyor gözü. Bir an için gözünün içinde ateş yanıyor ve sigarayı bırakmasıyla, ateş de yavaşça sönüyor. kısa bir süre sonra kül oluyor. kül tablasına silkiyor. hayatın da böyle...

tefsir