iktibas

özbilinç başka bir özbilinç için varolduğunda ve varolduğundan dolayı kendinde ve kendi için varolur; yani ancak tanınan varlık olarak vardır...

cihan münazaraları
ekonomik kriz, yahut ...

ekonomik kriz, yahut …

dünya yeni yüzyıla emperyalizmle girerse insanlık yok olacaktı. emperyalizm üretmeden tüketmeyi, uyduruk ürünlerini üretmek için enerji ve doğal kaynakları tüketmeyi abartmıştı, abartıyor. dünya bunu kaldıramadı. 2000′li yıllarda emperyalizm yenilmezse kaynaklar yok olacaktı, açlık her yeri afrika gibi kasıp kavuracaktı. sonra… sonrası malum olmadı insanlığa. sscb, sosyalist blok derken revizyonist de olsa adı sosyalist olan bir...
romanda betimleme

romanda betimleme

yeni romanlarda, betimlemeler sadece nesneler üzerinedir. uzun betimlemelere rastlanmaz. buna karşılık, kısa tutulan tasvirler son derece ayrıntılıdır. etrafta dolaşan bir kameranın, nesnelere odaklanıyor olduğu hissini yaratır. teknik olarak, klasik romanın, masanın üzerindeki anahtara ulaşabilmek için, betimlemeye evden başlaması, sonrasında, odaya girmesi, odadaki eşyalardan bahsetmesi ve son olarak masaya ve masanın üzerindeki anahtara gelmesi mümkün iken,...
fransız devrimi: burjuvazi de savaşır

fransız devrimi: burjuvazi de savaşır

liberalizm dendiği zaman akla ilk gelen şeyler fransız devrimi, özgürlük ve serbest piyasadır. fakat bizi işin tarihi boyutu ilgilendirdiğinden dolayı -bir delorean’ım olmasa da- gelin biraz zamanda yolculuk yapalım… krallık sistemi ve dış politika sonucunun nedensel olarak kavranmasının gereğince halkın yavaşça uyanması… monarşinin -çoğunluğa- işlemeyişinin aşikarlığı soyluları bir araya getirir. buluşmada ‘mülk sahiplerinden vergi alınması...
bir küçük medya eleştirisi

bir küçük medya eleştirisi

insanların en temel hakkı öğrenme ve haber alma hakkıdır. hiç kimse onları bu haklarından mahrum edemez. insanlar yaratıldıkları  ilk andan itibaren hep öğrenme ve merak güdüsü içindedirler. insanların bu güdülerini tatmin edebilmek için “birileri” tarih boyunca uğraş içinde olmuşlardır. önceleri panayır alanlarına asılan afişlerle daha sonraları kendi elleri ile yazdıkları haber kağıtlarını dağıtarak, insanların bu...
bir romanesk deney II

bir romanesk deney II

marks ve engels sosyalizmin felsefesini oluştururken doğal olarak yaşadıkları topluma ve çağın koşullarına göre kurguladılar. o koşullarda sosyalizme en yakın gördükleri toplumlar ileri kapitalist ülkelerdi (ingiltere, almanya vb). hesaplarında yarı köylü toplumu olan rusya yoktu. daha basit düşünelim. ingiltere, almanya ve fransa 1850′li yıllarda kapitalizm azgın sürecini yaşıyordu. proleterya zincirlerinden başka kaybedecek başka bir şeyi...
bir romanesk deney

bir romanesk deney

sosyalizm, felsefesi itibariyle iradeci (volantirisit) bir düzendir. aşağıdan yukarı yıkılan sistem yukardan aşağıya inşaa edilecektir. geriye doğru bakınca temel sorunlardan biri şudur; binlerce yıldır sınıflı toplumda yaşamış insanları nasıl bir yol ve yöntemle değiştirip, dönüştüreceğiz? burada somut örnek; değişme ve dönüşmedeki yetmiş yıllık sosyalizm deneyimidir. sovyet örneğine bakıyoruz: stalin 1952-53 yıllarında yazdığı son yazılarında yaklaşık...