TEATOWEL 1: ISTANBUL

ÇİFT BAŞLI BİZANS KARTALI (teatowel’ın çerçevesinde kullanılmıştır): Kartal, dünyanın değişik yer ve zamanlarında hüküm sürmüş insanlığın ilkel dönemlerinden beri sık kullandığı sembollerden biridir. Çok eski bir düşüncenin ürünü olduğu ve toplumların kültürel etkileşimi sonucu ortaya çıktığı varsayılmaktadır. İnsanlığıa ait inanç sistemlerinin karmaşıklığına ve çeşitliliğine rağmen, hayatın içinde var olan tanrısal gücün anlatımında, doğadaki değişik canlılara ve nesnelere sembolik değer yüklenmesi yani onların anlatım aracı olarak kullanılması çok rastlanılan bir olaydır. Her kültürdeki hikayesi farklı olmakla birlikte, sonuçta, Pagan, Hristiyan, Müslüman ve Uzakdoğu inançlarında kartal, tüm ilahi ve yaşamsal iktidarların güç simgesi olmuştur. Geçmişten geleceğe ebedi varoluşu, doğu (Konstantinapol) ve batı (Roma) üzerinde hükümranlığı ve dünya yaşamında tanrısal güçten alınan belirleyici olma hakkını ifade eder.


GALATA KULESİ: Istanbul’da göze çarpan en önemli eserlerden biri olan Galata Kulesi, 1348’de Ceneviz Kolonileri tarafından inşa edilmiştir. Hezarfen Ahmet Çelebi’nin, yapmış olduğu kanatlar ile kuleden Üsküdar’a kadar süzülerek, tarihte uçan ilk insanlardan biri olmasından dolayı (1638), Osmanlı İmparatorluğu döneminde, bir ara Hezarfen Kulesi olarak da anılmıştır.  Kule 15. yüzyılda tersane deposu, 16. yüzyılda hapishane ve 18. yüzyılda yangın kulesi olarak kullanılarak pek çok alanda hizmet vermiştir. Halen günümüz İstanbul’unun en önemli eserlerinden biridir.


VAPUR:  19. yüzyıla kadar İstanbul’un tarihi yarımada ve Haliç çevresindeki yerleşimlerle sınırlı kalması ve dışarı doğru büyümeme nedeni ulaşımın kısıtlı olmasıydı. Osmanlı ekonomisindeki hareketlilik İstanbul’un boğaza doğru genişlemesi gerekliliğini doğurmuştur.

İlk vapur (buharlı gemi) 1827 yılında alınmıştır. Akabinde, biri İngiliz diğeri Rus iki şirket, kapitülasyon haklarını kullanarak 1837’de iki vapur işletmeye başladılar. Halkın aşırı talebiyle Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ilk anonim şirket olan Şirketi Hayriye kuruldu ve İngiltere’ye altı adet vapur sipariş edildi. Diğerleri İstanbul’da inşa edildi.

Günümüzde kullanılan vapurlardan bazılarının, örneğin Paşabahçe’nin tarihi 1952’lere kadar gitmektedir. Gemilerin üzerinde yer alan iki adet çapa, iki kıtayı, Avrupa ve Asya’yı temsil eder.


AYA SOFYA: Istanbul’daki Bizans kiliselerinin en görkemlisidir. Efes, Atina, Roma ve Delhi’den getirtilen malzemeler ile, 537 yılında, daha eski bir yapının temelleri üzerine inşa edilmiştir.   Erken dönem Hristiyan-Grek Ortodoksluğunu’nun imparatorluk kilisesi, camii ve şimdi de bir müze olarak uzun bir tarihe sahip olan Aya Sofya, başka hiçbir yapının başaramayacağı şekilde doğu ve batı tarihini temsil etmektedir.


KIZ KULESİ: Kız Kulesi, ilk kez, İ.Ö.408’de Atina’lı bir General olan Alcibiades tarafından Pers gemilerinin boğazdaki hareketlerini kontrol amacıyla inşa edilmiştir. Osmanlı Türkleri tarafından pek çok kez restore edilmiş ve belli bir oranda değiştirilmiştir. Yüzyıllarca bir fener olarak kullanılan kule, Roma, Bizans ve Osmanlı başkentinin enfes manzarasına sahiptir.


KAPALI ÇARŞI: Kapalı Çarşı, dünyadaki en büyük kapalı çarşılardan biridir. Kocaman bir labirenti andırır. Çatılar ve kubbeler ile kaplı sokaklar dolusu dükkandan oluşmaktadır. Kapalı Çarşı’nın kalbi, şu anda “Eski Bedesten” tabir edilen bir Bizans yapısıdır. Çarşı 61 sokağı, 10 kuyusu, 4 çeşmesi, 2 camisi, 2 hamamı, 17 hanı, 22 kapısı ve üçbini aşkın dükkanı ile 31 hektarlık bir alanı kaplamaktadır.